|
İLİ
:
ÇORUM
AY-YIL
: NİSAN -2010
TARİH
: 02.04.2010

وَنُنَزِّلُ مِنَ الْقُرْاٰنِ مَا هُوَ شِفَاۤءٌ
وَرَحْمَةٌ لِلْمُؤْمِن۪ينَ وَلَا يَز۪يدُ الظَّالِم۪ينَ
اِلَّا خَسَارًا
SAĞLIĞIN KORUNMASI
Muhterem
Müslümanlar!
İslâm dini insan sağlığına büyük önem vermiştir.
Sıhhatli insan, güçlü ve kuvvetli olur. Güçlü kimse ise
zayıf insana nispetle hem kendisi, hem de başkaları için
daha yararlıdır. Bu sebeple hadis-i şerifte:
"Allah'a göre
kuvvetli mümin, zayıf müminden daha hayırlı ve daha
sevimlidir."(1)
buyrulmuştur.
İnsan sağlığının korunması, kişinin hayata bakışı ile
doğru orantılıdır. Kişi dünya hayatında Allah’a daha iyi
bir kul olmayı hedeflemişse önce sağlığına dikkat
etmelidir. Sağlık her türlü aşırılıktan kaçınmakla
korunabilir. Yemede içmede, konuşmada, giyim kuşamda
ölçülü olunmalıdır. Zira haddinden fazla yemek, içmek
günümüzde çeşitli hastalıklara sebep olmaktadır.
Peygamberimiz (s.a.s.)
“Kul, kendisine
verilen nimetlerden kıyamet gününde ilk olarak sağlık
nimetinden sorulacaktır.”(2)
buyurmuşlardır.
Aziz Müminler!
Sağlık insan için büyük bir nimettir. Peygamber
Efendimiz (s.a.s):
"İki nimet
vardır ki insanların birçoğu onların kıymetini gerektiği
gibi bilemediğinden aldanmışdır. Bunlar, sıhhat ve boş
vakittir" (3) buyurmuşlardır. Resulullah
(s.a.s):
"Allah'ım! Bedenime, gözlerime ve kulaklarıma sıhhat
ver"(4)
diye dua ederdi. Kur'an-ı Kerim'de:
"Kendi elinizle
kendinizi tehlikeye atmayınız"(5)
buyrulur. İnsanın sağlığına dikkat etmemesi bir
nevi kendisini ölüme terk etmesi demektir. Bu ise
dinimizde kesin olarak yasaklanmıştır.
Kıymetli
Müslümanlar!
İlk planda sağlığın korunmasını,
sağlıklı olmak için bütün tedbirlerin alınmasını emreden
İslâm dini, hastalanıldığı zaman tedavi olmayı da
emretmiştir. Usame b. Şerîk'den nakledildiğine göre
bedevîler Peygamber Efendimiz (s.a.s)'e gelip,
"Ya Resulullah!
Tedavi olalım mı? Diye sorduklarında Efendimiz (s.a.s):
Tedavi olunuz. Çünkü Allah yaratmış olduğu her derdin
devasını da yaratmıştır. Ancak bir dert
hariç. O da
ihtiyarlıktır." (6) buyurmuştur.
Başka bir hadis-i şerifte de
"Her derdin bir
devası, her hastalığın bir ilacı vardır. Hastalığın
ilacı bulunduğu zaman aziz ve celil olan Allah'ın
izniyle iyileşir"(7) buyurmuştur. Allah
Resulü’nün bu tavsiyelerine göre herhangi bir sebepten
dolayı insan, sağlığı bozulduğu zaman, vakit geçirmeden
tedavi olmalı ve bununla beraber Yüce Allah’tan da şifa
dilemelidir.
O halde Aziz
Kardeşlerim!
İmandan sonra bizlere verilmiş
en büyük nimet olan sağlığımıza en azami şekilde özen
gösterelim. Kısacık ömrümüzde Yüce Allah’a daha iyi bir
kul olabilmek ve kıyamet gününde hesabımızı kolay
verebilmek için sağlığımızı koruyalım. Başkasına muhtaç
olmadan yaşamak, hatta diğer insanlara da yararlı
olabilmek için sağlığımızı korumak zorundayız. Çünkü
sağlık bizlere Yüce Rabbimizin bir emaneti ve büyük bir
lütfudür.
Hutbemi, başta okuduğum ayet
mealiyle bitirmek istiyorum:
"Biz, Kur'an'dan
öyle ayetler indiriyoruz ki onlar müminler için tam bir
şifa ve rahmettir"(8)
HAZIRLAYANIN ADI
: Adil ELZEREY
UNVANI
: Büyükkeşlik
Köyü Camii İmam-Hatibi
Alaca / Çorum
__________________________
1-Müslim, Kader,
34
2-Tirmizi:
3355;
Tefsirü’l Kebir Fahruddin Râzi;
c.8, s.672
3-Buharî,
Rikak, 1; Tirmizî, Zühd; Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1,
258
4-Ebu Davûd, Edeb, 101
5-Bakara, 2/195
6-Ebû
Davûd, Tıb, 1
7-Müslim, Selâm, 69)
8-İsrâ,
17/82.
|